Doğada kendiliğinden bulunan unsurlara ne denir ?

Ilayda

New member
Doğada Kendiliğinden Bulunan Unsurlara Ne Denir?

Doğada Kendiliğinden Bulunan Unsurlara Ne Denir? İşin İçinden Çıkamayanlara Küçük Bir Doğa Rehberi

Geçen gün bir arkadaş grubunda şu soru ortaya atıldı: “Doğada kendiliğinden bulunan unsurlara ne denir?” Masada bir anda akademik toplantı havası oluştu. Biri “doğal şeyler” dedi, diğeri “doğa kaynakları” dedi, üçüncü kişi ise gayet ciddi bir ifadeyle “abi taş zaten taş” diyerek konuyu kapatmaya çalıştı. Oysa mesele ilk bakışta göründüğünden biraz daha geniş.

Aslında bu sorunun en yaygın ve doğru karşılığı bağlama göre “doğal unsurlar” veya “doğal kaynaklar” şeklindedir. Ancak bu iki ifade birbirinin tamamen aynısı değildir. Doğal unsur, insan tarafından oluşturulmamış ve doğada bulunan canlı veya cansız varlıkları anlatmak için kullanılabilir. Doğal kaynak ise insanların ve diğer canlıların yaşamını sürdürmesinde ya da çeşitli ihtiyaçların karşılanmasında yararlanılabilen doğal varlıkları ifade eder.

Yani ormanda gördüğünüz bir kaya doğal unsurdur. Aynı kaya yapı malzemesi olarak değerlendiriliyorsa doğal kaynak kavramıyla da ilişkilendirilebilir. İşte kelimeler burada küçük bir “ben aslında düşündüğünden daha karmaşığım” numarası yapıyor.

Doğal Unsur Mu, Doğal Kaynak Mı? Önce Kelimelerin Çantasını Açalım

“Doğada kendiliğinden bulunan unsurlar” ifadesi günlük kullanımda oldukça geniştir. Hava, su, toprak, bitkiler, hayvanlar, kayalar, mineraller, ormanlar, göller, akarsular ve hatta belirli doğal oluşumlar bu kapsamda düşünülebilir.

Tarım ve Orman Bakanlığı kaynaklarında doğal kaynaklar, genel olarak canlı ve cansız doğal kaynaklar şeklinde ele alınabiliyor. Canlı doğal kaynaklar arasında bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar gibi biyolojik çeşitliliğin unsurları; cansız doğal kaynaklar arasında ise hava, su, toprak, mineraller ve yer altı zenginlikleri bulunuyor.

Burada önemli ayrıntı şu: “doğal” kelimesi yalnızca ağaç, çiçek ve sevimli sincaplardan ibaret değildir.

Bir gölün suyu da doğaldır, gölün dibindeki mineraller de. Toprakta yaşayan bakteriler de doğal sistemin parçasıdır. Hatta ekosistem açısından bakıldığında gözle göremediğimiz mikroorganizmalar bile büyük önem taşır.

Dolayısıyla doğayı yalnızca “yeşil olan şeyler” şeklinde düşünmek biraz haksızlık olur. Doğa, yeşilin yanında kahverengiyi, maviyi, grinin elli tonunu ve mikroskop altında görünen milyonlarca canlıyı da masaya davet ediyor.

Canlı ve Cansız Doğal Unsurlar: Doğanın Kalabalık Ailesi

Doğadaki unsurları anlamanın pratik yollarından biri onları canlı ve cansız bileşenler şeklinde düşünmektir.

Canlı unsurlara ağaçlar, çalılar, otlar, kuşlar, memeliler, böcekler, mantarlar, bakteriler ve diğer canlı organizmalar örnek verilebilir. Cansız unsurlar ise su, hava, toprak, kaya, mineraller, ışık ve sıcaklık gibi bileşenleri kapsar.

Fakat burada ilginç bir durum ortaya çıkıyor: Bunlar doğada birbirlerinden bağımsız yaşamıyor.

Örneğin bir ormanda sadece ağaçlara bakarsanız hikâyenin büyük bölümünü kaçırırsınız. Toprak, su, mantarlar, böcekler, kuşlar ve mikroorganizmalar birbirleriyle sürekli ilişki içindedir. Ekosistem tanımı da zaten canlılar ile cansız çevreleri arasındaki karşılıklı ilişkileri merkeze alır.

Bir ağacın yaprağı düşüyor, toprakta parçalanıyor, mikroorganizmalar devreye giriyor, maddeler yeniden sisteme katılıyor. Sonra başka bir bitki bu maddelerden yararlanıyor.

Kısacası doğada “ben kendi işime bakarım” diyen bir kaya bile ekolojik sistemin içinde bir role sahip olabilir.

Doğal Kaynak Nedir? İşte Burada İnsan Faktörü Devreye Giriyor

“Doğal kaynak” dediğimizde konu biraz daha insan ihtiyaçlarına yaklaşıyor.

Su, tarım arazileri, ormanlar, balıklar, bazı bitkiler, madenler ve enerji kaynakları insanların çeşitli amaçlarla yararlandığı doğal kaynaklara örnek gösterilebilir. Bu kaynakların bir kısmı kendini yenileyebilirken bazıları sınırlıdır veya çok uzun jeolojik dönemlerde oluşur.

Burada “doğal kaynak” ile “doğal unsur” arasındaki farkı şöyle düşünebiliriz:

Doğal unsur: Doğada bulunan şey.

Doğal kaynak: Doğada bulunan ve canlıların yaşamında veya insan faaliyetlerinde yararlanılabilen kaynak.

Bu yüzden her doğal kaynak doğal bir unsurdur; ancak her doğal unsurun mutlaka “kaynak” olarak değerlendirilmesi şart değildir.

Mesela bir vadinin doğal güzelliği doğanın bir unsuru olabilir. Aynı alan ekosistem hizmetleri, rekreasyon, bilimsel araştırma veya kültürel değer açısından insanlara katkı sağlıyorsa daha geniş bir doğal değer çerçevesinde değerlendirilebilir.

Burada doğanın sadece “ham madde deposu” olmadığını hatırlamak önemli. Ekosistemler su döngüsü, toprak oluşumu, enerji akışı, erozyonun kontrolü ve başka birçok süreç açısından yaşamsal işlevlere sahiptir.

Erkekler Strateji Kurar, Kadınlar Empati Yapar Mı? Konuyu Biraz Dağıtalım

Bu tür konularda insan davranışlarını konuşurken hemen “erkekler şöyledir, kadınlar böyledir” kolaycılığına kaçmak mümkün. Ama gerçek hayat o kadar düzenli çalışmıyor.

Örneğin doğada yürüyüşe çıkan iki kişiyi düşünelim. Murat, haritayı açıp “Önce su kaynağını bulalım, sonra dönüş rotasını belirleriz” diyebilir. Bu, çözüm odaklı ve stratejik bir yaklaşım olabilir.

Ayşe ise aynı sırada yaralı görünen bir kuşu fark edip “Önce bunun güvenli bir yerde olduğundan emin olalım” diyebilir. Bu da empatik ve ilişki odaklı bir yaklaşım olabilir.

Fakat üç dakika sonra Murat kuş için su ararken, Ayşe haritayı açıp dönüş rotasını çıkarabilir.

Çünkü stratejik düşünmek erkeklere, empati kadınlara ait bir özellik değildir. Bunlar kişiden kişiye değişen yaklaşım biçimleridir.
 
Üst